BU SAYIDA INFOGRAFİK ARŞİV KÜNYE
Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



Benim Yolum, Benim Kitabım

Farkındalık

 

Nuray Dolgun
Döksan Alüminyum Basınçlı Döküm
İcra Kurulu Başkanı

 

 

Farkındalık, son zamanlarda daha sık duyar olduğumuz bir kelime oldu. Farkındalık hakkında kafa yoran, araştıran beyinlerin sıklığı zamansal bir tesadüf mü dür, yoksa değişen dünyada değişmek zorunda kalan insanlığın, değişmez ise önemli kayıpları olabileceğinin farkına varabilmesi için dayatılan bir zorunluluk mudur?
Milenyum çağında zamanı iyi kullanabilmek için bile bilimsel makalelere, ihtiyaç duyarken, teknolojinin top yekün insanoğlunu yöneteceği inancına sahip oluna bilinir mi? Veya bu inanç ne derece gerçeği yansıtır, durup bu konuda biraz düşünüle bilinir mi?
Bilinen evren kuramları içinde, insanın akli sınırları ve idrak yeteneği, diğer canlılardan insanoğlunu önde kılıyor. Belki de bunu bu kadar iyi bilmek, insanın kendisini diğer canlılardan daha iyi bir konumda görmesini otomatik olarak mümkün kılıyor. Günümüz dünyasında egonun bu kadar hakim olmasının bir sebebi de bu olabilir mi, bilemiyorum.
Varoluşun sebebini sorgulamadan, bu evrene ne için ve ne yapmak için geldiğimizi çok da sorgulamadan kim olduğumuzun ya da ne olduğumuzun farkındalığa inmemizin güç olduğu kanısındayım. Tabi ki tüm bu süreç için de “Farkındalık” kavramını bir düşünmemiz gerekiyor. Sahip olduklarımızı büyütmek yerine, belki de Egomuzu küçültmek ve kişisel yolculuğumuzun anlamına kafa yormak…
Pegasus Yayıncılık tarafından telifi alınan, ilk baskısı Ocak 2018, İstanbul olan “Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler” isimli eser, Meşgul Bir Dünyada Sakin Kalmanın inceliklerini öğreten bir kitap. Kendini yaşam boyu değişim yolculuğuna adayan Budist öğretici Haemin Sunim’in kaleme aldığı kitap, bize iş hayatında yaşadığımız inanç sarsılmalarının, hayal kırıklıklarının, güven ve özgüven zedeleyici ilişkilerdeki tutumumuza kadar her konuda tavsiyeler veriyor, öz farkındalığımız ışığında.
Çağımızın gereksinimlerine evrensel gerçekler ile örneklendirilmiş, hepimizin hayatını daha kolay ve daha verimli kılabilecek bu eser, naçizane bir öneri olarak okumaya ve gelişime açık kişilere sunulmaktadır. Bu vesile ile beni bu eser ile tanıştıran değerli büyüğüm Ömer F. Tezcan’a da bir kez daha teşekkür etmek isterim.
Belki de bu hızlı dünya ile başa çıkabilmek için, Sunim‘in dediği gibi; “Dünya hızlı hareket etmesine rağmen, bizim de hızlı hareket etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor“dur.
Ne dersiniz?
En içten saygı ve sevgilerimle,