Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



General Motors Oshawa Örneği ve Türkiye İçin Dersler

VAROL KARSLIOĞLU

 

Sektördeki tüm oyuncuların sorması gereken bir soru şu olmalı: Hangi firma, değişime, yeniden yapılanmaya ne ölçüde açık ve uyum sağlayabilir durumda?

 

Geçen yazımızda da değindiğimiz General Motors’un (GM), Kuzey Amerika’daki yeniden yapılanma planına göre, şirket, bu yılın sonuna kadar, dördü ABD, biri de Kanada’da olmak üzere dört üretim tesisini kapatma sürecini başlattı.   
Bu projeden etkilenecek tesislerden biri de, Toronto’nun 60 kilometre doğusundaki Oshawa kentinde bulunan yüzyıllık geçmişi olan montaj fabrikası.
GM bu fabrikada, Chevrolet Impala, Cadillac XTS gibi, Kuzey Amerika’da talebi hızla düşen sedanları üretiyor.
Ontario ve Kanada hükümetleri, 2008 küresel finansal krizinde iflas eden General Motors ve Chrysler’in kurtarılması için  yaklaşık 14 milyar dolarlık bir katkı sağlamıştı.
Şimdi GM’un böyle bir karar alması, bir vefasızlık örneği ve fırsatçılık olarak Kanada’da tepki çekiyor.
Oshawa tesislerinin kapanması halinde, yan sanayi firmaları hariç olmak üzere yaklaşık 2500 kişinin işini kaybetmesi bekleniyor.
Bu haftaya kadar Kanada’da hakim olan olumsuz hava, 8 Mayıs sabahı bir ölçüde değişti. Düzenledikleri ortak basın toplantısında, Üniform Sendikası Başkanı Jerry Dias ve General Motors (GM) Kanada Başkanı Travis Hester, Oshawa için yeni bir yol haritası açıkladılar.
Bu haritaya göre GM, Oshawa montaj tesislerini, komple araç üretimi yerine presleme, modüler montaj ve parça üretimi ile GM’un yanısıra ve diğer otomobil üreticilerine hizmet verecek bir merkeze dönüştürmeyi hedefliyor. GM bu amaçla, kendi kaynaklarından (Kanada ya da Ontario hükümetlerinden hiç yardım almadan) 170 milyon dolar yatırım yapacağını ve 300 kişilik istihdam yaratacağını taahhüt etti. Bu yeni yapının ne ölçüde başarılı olacağını ve bazılarının ümit ettiği gibi, tekrar büyüyerek komple bir üretim merkezine dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek. GM ayrıca, 55 dönümlük araziyi otonom araçlar için bir test parkuruna dönüştürecek ve Kanada’daki Kanada Teknik Merkezin (CTC) kapasitesini artıracak.
GM’un, ABD Springhill tesislerinin de bir zamanlar aynı konumda olduğu ve sonra, Equinox ve Traverse modellerle yeniden komple araç üreten bir konuma geldiği hatırlanırsa, Oshawa da tamamen kapanmaktan kurutulmakla kalmayıp yeniden GM’un üretim ağının bir parçası olabilecek.
Kanada ekonomisinin yüzde 40’nı oluşturan Ontario Eyaleti, Amerikan otomotiv endüstrisine entegre olmuş bir üretim üssü. Beş marka (GM, Ford, FCA, Toyota, Honda) geçen yıl 2 milyondan fazla araç üretti. Sektör, yan sanayi ve satış sonrası hizmetlerle birlikte yaklaşık 400bin kişiye iş sağlıyor.
Bu bağlamda, Avrupa’nın otomotiv üretim üssü olan Türkiye ile benzerlikler var.
Küresel ölçüde büyük bir değişim yaşayan sektörün stratejik planları, Türkiye’deki üretim tesislerini de etkileyebilir.
Sektördeki tüm oyuncuların sorması gereken bir soru da şu olmalı: Hangi firma, değişime, yeniden yapılanmaya ne ölçüde açık ve uyum sağlayabilir durumda?
Otomotivdeki büyük oyuncuların hemen hepsi yabancı firmalar olduğu için stratejik kararlar Türkiye dışında alınıyor ve alınacak. Bu da yukarıdaki soruların cevabını iyice zorlaştırıyor.
Nice zorluklar ve belirsizliklerle başederek bugünkü konumuna ulaşan Türk otomotiv sanayi de, geleceğin zorluklarının hiç kuşkusuz farkında.