Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



İş ve Yaşam Entegrasyonu

İşletmeler, hem entegrasyonu hem de dengeyi destekleyen bir kültürün aşılanmasının önünü açmalıdırlar. Çalışanlara, işlerini en iyi nerede ve ne zaman yaptıkları konusunda esneklik kazandırmak, belki de yetenekleri çekmenin ve elde tutmanın harika bir yolu olabilir.

 

Alper Kanca

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı

 

Teknoloji kullanımının hızla geliştiği, yüksek bağlantılı iş dünyamızda, iş-yaşam dengesi çalışanların memnuniyeti ve kariyer gelişimi için çok önemli bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. “İş-yaşam dengesi” terimi, ilk olarak 1970’lerde İngiltere’de daha sonra 1980’lerde ABD’de kullanılmaya başlandı. 1980’lerden sonra daha fazla kadının işgücüne katılması bu kavramı popüler hale getirdi. Her ne kadar iş-yaşam dengesi kavramı başlangıçta kadınlara odaklanmış olsa da, hızlı bir şekilde daha kapsayıcı hale geldi ve her iki cinsiyetin de ihtiyaçlarını karşıladı.
Bugün, iş-yaşam dengesi iş dünyasında gelişen bir kavram haline geldi. İnsan benzersiz bir yapıya sahip. Bu açıdan “kişisel yaşam” terimi herkesten farklı bir durumu ifade ediyor: Bu durum arkadaşlarınız ve ailenizle zaman geçirmeyi içerebilir. Hobileriniz ve meraklarınızla uğraşmayı, kişisel ve eğitsel gelişim içinde bulunmayı, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışmayı, egzersiz ya da spor yapmayı da içerebilir.
Günümüzde, teknolojinin gelişimi ve küreselleşme sayesinde, milyonlarca insan gittiği her yere işiyle birlikte gidiyor. Bazılarımız 50 saate yaklaşan çalışma haftasını böyle bitiriyoruz. Bağlantılı bir hayatımız var; telefonumuz, bilgisayarımız neredeyse 24 saat boyunca kullanılabilir ve erişilebilir halde. Kimi zaman iş hayatımız ve kişisel yaşamımız birleşiyor. Tam da bu noktada “İkisini birbirinden ayırmak nasıl mümkün olabilir?” sorusu geliyor. Bu yüzden iş ve yaşam dengesi, birleşik bir bütün haline geliyor.
İş hayatına entegrasyon arayışı, günün her saatinde müsait olduğunuzu söyleme riski taşımaktadır. Ne de olsa, ev ile işyeri, iş ve eğlence arasında net bir ayrım yoksa, birisinin her zaman müsait olduğunu varsaymasını engelleyen ne olabilir? Bu yüzden bir dengeye ihtiyaç duyuluyor.
Yaşam dengesi algılanan bir durumdur: sadece hayatınızın dengede olup olmadığını bilirsiniz. İş-yaşam dengesi, kişisel ve iş yaşamlarınızın uygun şekilde dengeli olduğu inancınızı ifade eder. Hedeflerinize ulaşmak ve sevdiğiniz insanlara ve faaliyetlere yeterli zaman ayırmak demektir.
Hayatınıza daha fazla denge getirmek için zamanınızı nasıl harcadığınızı denetlemelisiniz. Mümkün olduğunca bizi engelleyen işleri belirlemeli ve ortadan kaldırmalıyız. Fark yarattığını düşündüğümüz etkinliklere daha fazla çaba göstermeliyiz. Yaşam dengesi kendiniz için de zaman demektir. Bütün gününü başkalarının istek ve ihtiyaçlarına katılarak geçirirseniz, kendi hayallerinizi gerçekleştirecek enerjiniz ve gücünüz olmaz.
Sevgi ve saygılarımla,