Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



Küresel Risk ve Fırsatlarla Birlikte Yaşamak

Bütün dünya ile beraber zorlu bir sınavdan geçiyoruz. Umuyoruz ki ülkemiz gerek sağlık gerekse ekonomik açıdan bu krizin ilk büyük dalgasını, Avrupa’lı dostlarımızdan daha  az hasarla atlatsın.

 

Alper Kanca

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı

 

Dergimizin bir önceki yazısının “Başkan’dan Mesaj” kısmını kaleme aldığımda tarih 27 Şubat 2020 imiş. 19 Mart’ta Genel Kurul yapacağımızı ve görevimi  devredeceğimi belirtmiş, aslında kısa bir veda yazısı kaleme almışım.
Genel Kurulumuza davet edeceğimiz isimler belirlenmiş, davetiyelerimiz gönderilmiş, katılım teyitlerimiz toplanmış yani tüm hazırlıklarımız bitmiş bir şekilde Genel Kurulu beklerken,  Çin’de başlayan Covid-19 salgınının ülkemize  de gelişine şahit olduk. Önce 11 Mart’ta ilk vaka, bir hafta sonrasında ise ilk ölüm haberi ile hayatımız birden değişti.
Türk otomotiv sanayinin en büyük pazarı olan ülkelerde Türkiye’den daha evvel başlayan salgın, etkisini göstermeye başlamıştı. Özellikle önemli pazarlarımızdan biri olan İtalya’da her gün endişe ile takip ettiğimiz gelişmeler oldu. Ardından da Avrupa’nın diğer ülkelerinde inanılmaz hızla yayılan bir salgına şahit olduk. Avrupa’da insanların önceliği birden değişti ve kimse araç alımı ile ilgilenmemeye başladı.

Sokağa çıkma yasakları, işletmelerin faaliyetlerinin kısıtlanması gibi tedbirlerinden sonra, üretim tesislerinin birer birer kapandığına şahit olduk. Her sabah uyandığımızda Avrupa’daki fabrikalardan hangisinin kaç haftalığına üretime ara verdiğini okumaya başladık. Bazı ülkeler ve bazı firmalar üretime devam etmeye çalıştıysalar da, sonunda bütün Avrupa otomotiv sanayi durdu. Son ana kadar üretmeye çalışmış olsalar dahi, Türkiye’deki büyük üreticiler de halk sağlığını da dikkate alarak faaliyetlerini dondurdular.
Mart ayının son haftasında yaptığımız bir ankette, üye şirketlerimizin yüzde 35’inin tamamı ile durduğunu, çalışanlarını evlerine gönderdiğini, yüzde 55 gibi bir grubun ise çok düşük kapasitelerde devam ettiğini gördük.
Otomotiv sektöründe daha evvel de büyük krizler yaşadık, üretim kesintileri oldu. En son 2009’daki büyük finansal krizde fabrikalarımız sessizleşmişti. Ama bu sefer sadece makineler durmadı, çalışma arkadaşlarımız, bizler, çevremizdeki tüm insanlar da risk altında idi ve mümkün oldukça sokağa çıkmamamız, biraraya gelmememiz öneriliyordu. 1991’den beri otomotiv sektöründeyim. Böyle bir krizi ilk defa yaşıyorum.
Şimdi bu satırları yazarken içinde bulunduğum TOSB yani tedarikçilerin OSB’sinde alışık olmadığımız bir sessizlik var. Normalde bu saatlerde yüzlerce servis aracı çalışanlarımızı evlerine götürür; milk-run araçları, bitmiş ürünlerimizi müşteriye taşımak için hareket ederdi. Şimdi ise sadece rüzgarın sesi duyuluyor ve yeşil OSB’mizdeki ağaç dalları hareket ediyor.
Bütün dünya ile beraber zorlu bir sınavdan geçiyoruz. Umuyoruz ki ülkemiz gerek sağlık gerekse ekonomik açıdan bu krizin ilk büyük dalgasını, Avrupa’lı dostlarımızdan daha  az hasarla atlatsın.
Muhtemelen bir kaç ay sürecek bu ilk dalganın peşinden de  dünya ekonomisinde görülecek muhtemel bir daralma ile karşı karşıya kalacağız. Bu krizin etkilerini sene sonunda, hatta devamında da hissedeceğiz.
27 Şubat’ta TAYSAD Dergisi için geleceğin araçlarını, yeni teknolojileri yani umudu, sevinci odaklayan bir yazı kaleme aldıktan kısa bir süre sonra, bu kadar büyük negatif  değişiklikler olması hepimizi şaşırtıyor. Ama dünya küçülüyor, bir yerde çıkan olumlu-olumsuz bir gelişme hızlıca diğer taraflara yayılıyor. Küreselleşme böyle bir şey ve biz son 10 yılda genelde sadece olumlu taraflarını yaşadık; küreselleşmenin faydalarını gördük, onun  sağladığı serbestlikten yararlandık. Ürünlerimizi dünyanın dört bir tarafına sattık, 5 kıtada işletmeler kurduk. Küreselleşmenin bir de olumsuz boyutu var ve şimdi de bunu yaşıyoruz.  Otomotiv tedarikçileri olarak artık küresel  risklerle ve fırsatlarla bir arada yaşamayı öğrenmeliyiz.
Muhtemelen önümüzdeki sayıda yeni TAYSAD Başkan’ın görevi devralacağı ümidiyle, hepinize bu güne kadar ki desteğiniz için teşekkür ederim.
Sağlıklı günler dileğimle, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.