BU SAYIDA INFOGRAFİK ARŞİV KÜNYE
Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



OTOMOBİL: YAZILIM VE DONANIMIN YENİ BİR SİNERJİSİNE DOĞRU

VAROL KARSLIOĞLU

 

Otomobil dediğimiz teknolojik ürün, giderek bir tür bilgisayara dönüşüp, Silikon Vadisi’nin ürünlerinden biri haline mi gelecek, yoksa Almanya gibi çok güçlü otomotiv ülkeleri yazılım-yapay zeka konularındaki eksikliklerini tamamlayarak küresel rekabet güçlerini koruyabilecekler mi?

 

Küresel bir ekonomide zaten küresel bir sektör olan otomotiv, son bir kaç yılda yeni bir sinerjiye konu oluyor: Yazılım ve “donanımın” bütünleşmesi.
Geçtİğimiz ay Toronto’da önemli bir misafiri ağırladık. Almanya’nın Baden Württemberg eyaleti başbakanı Winfried Kretschmann, beraberindeki; bakanlar, danışmanlar, akademisyenler ve iş adamlarından oluşan yaklaşık 100 kişilik bir heyetle birlikte Kaliforniya ve Ontario’yu ziyaret etti.
Ben de bu gezinin Toronto’daki bölümüne katıldım.
Gezinin ilk durağı olan Kaliforniya Eyaleti dünyanın en büyük teknoloji firmalarına ev sahipliği yapan Silikon Vadisi’nin bulunduğu, tek başına dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girebilecek bir yer ve teknoloji yoluyla tüm sektörleri etkileyen bir konuma sahip.
Gezinin ikinci durağı olan Ontario ise bu ziyaret vesilesiyle Baden Würtemberg ile olan işbirliğinin 30. yılını kutladı. Kanada’nın ve Almanya’nın bu çok önemli iki kesimi arasında ekonomik yapı olarak benzerlikler mevcut. Her iki eyalette de otomotiv sanayi, çok önemli bir yer tutuyor. Ontario, beş büyük firmanın üretim yaptığı ve yüzlerce yan sanayi firmasının bulunduğu Amerikan pazarının yanıbaşındaki  bir üretim üssü. ABD’ye bu kadar yakın olmanın avantajlarının yanısıra, son NAFTA görüşmelerinde Ontario ve Kanada, bu bağımlılığın bir risk teşkil ettiğini de gördü.
Almanların gezisinin üç ana konusu vardı: Mobilite, enerji ve iklim değişikliği. Biz yazıda biz mobilite üzerinde duracağız. Toronto’daki Ontario Yatırım ve Ticaret Ofisi’nde gerçekleşen “Smart Mobility-Akıllı Mobilite” konulu panelde, otomotivin IT boyutu ele alındı. Akıllı ve otonom araçların oluşturduğu bir geleceğe hazırlanmak ve bu pazardan pay almak için en büyük firmaların bile daha öğreneceği çok şey olduğunu bu panel ortaya koydu. Tümüyle akıllı, sürücüsüz araçların yollara ne zaman çıkacağı tarih henüz çok yakın olmasa da böyle bir gelecekten artık kaçış yok. Otomobilde, bilgi-işlemin, yazılımın katkısı arttıkça, bu sektöre yön verecek firmaların profili değişecek. Böyle bir ortamda, Daimler, Bosch, ZF gibi; Alman ekonomisi için çok önemli  olan küresel otomobil ve tedarikçi firmalar üstünlüğü Apple ve Google gibi Amerikan kökenli öncü teknoloji firmalarına kaptırmamak için yeni arayışlar içindeler. Amerikan firmaları, otonom araçları, yapay zeka uygulamalarının en en önemlisi olarak değerlendiriyor. Klasik otomotiv yan sanayi firmalarının, rekabet gücünü korumaları için yazlım ve yapay zeka konusunda alacakları daha çok yol var. En azından Almanlar bunun farkındalar. Toronto Üniversitesi bünyesindeki Vector Enstitüsü’ne yaptığımız ziyaret ve sunum, Ontario’nun bu konuda Almanların işbirliği yapabileceği bir ekonomi olduğunu gösterdi. General Motors’un, Toronto’ya sadece yarım saat uzaklıktaki Markham’da kurduğu Teknoloji Merkezi, otonom araçlar konusunda Kuzey Amerika’nın en önemli yatırımlarından biri.  Bu imkanlar, Daimler, Porsche, Robert Bosch, ZF gibi Baden Württemberg merkezli küresel firmalar için yatırım ve işbirliği açısından güzel fırsatlar sunabilir. Bu firmalar, küresel üstünlüklerini kaybetmemek için, yapay zeka gibi konularda daha hızlı adımlar atmaları gerektiğini düşünüyorlar ve Ontairo bu anlamda, stratejik bir konuma sahip.
Sonuçta otomobil dediğimiz teknolojik ürün, giderek bir tür bilgisayara dönüşüp, Silikon Vadisi’nin ürünlerinden biri haline mi gelecek, yoksa Almanya gibi çok güçlü otomotiv ülkeleri yazılım-yapay zeka konularındaki eksikliklerini tamamlayarak küresel rekabet güçlerini koruyabilecekler mi?
Bu ziyaretin sonrasında ortaya çıkan en önemli soru galiba buydu.