Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



Yaşam Boyu Öğrenme

 

İş-yaşam dengesi farklı insanlar için farklı şeyler ifade edecek çünkü sonuçta hepimizin farklı yaşam taahhütleri var. Günümüzde, denge çok kişiseldir ve size en uygun yaşam tarzına yalnızca siz karar verebilirsiniz.

 

 

Albert Saydam

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı

 

ş, yaşamın içinde bir parçadır. Günümüz dünyasında bu iki kavramı ayırmak çok mümkün görünmüyor. Bir insanın iş hayatındaki prensipleri ve tarzıyla, iş dışı yaşamdaki prensip ve tarzı birbirinden ne kadar uzak olursa, insan kendisi olmaktan uzaklaşıyor.
Çalıştığımız sürece kariyer ve kişisel yaşam taleplerini dengelemek muhtemelen bir zorluk olarak karşımıza çıkabilir. Ancak sınırlar belirleyerek, kendimize dikkat ederek, insan için en iyi olan iş-yaşam dengesine ulaşılabilir.


Bu dengeyi kurmak, günün saatlerini iş ve özel yaşam arasında eşit olarak bölmekle ilgili değildir. Daha çok kişisel yaşamınızın keyfini çıkarmak, zaman ve enerjiyi iyi kullanıp, profesyonel yaşamdaki işleri halletme esnekliğine sahip olmak ile igilidir.


İş-yaşam dengesi, öncelikle kişinin tercihidir. Denge için birine eşit öncelik verilmesi anlamına gelmiyor. Çalışmak ve yaşamak, kişiden kişiye değişiyor.


Türk otomotiv tedarik sanayisinin çalışma saatlerindeki limitsiz esneklik, sektörümüzün en önemli avantajıdır. Diğer yanıyla ise otomotiv sektöründeki sürekli gelişme arzusu, daha iyiye ulaşmak için kişinin kendini sürekli iyileştirme ve geliştirme dürtüsü insanın özel yaşantısını da etkiliyor.


Sektörün insanları en küçük hatayı gün yüzüne çıkartmak, düzeltmek ve iyileştirmek üzerine her gün hayata başlıyor. Bu çalışma biçimi bütün yaşama, yaşamın her alanına yayılıyor. İşten artan kalan zamanlarımız, hobilerimiz bile “daha iyi nasıl yapabilirim” veya “daha fazla değer nasıl yaratabilirim” ilkeleri üzerine kuruludur. Açıkçası bu dürtümüz yaşamı bizim için olmasa da çevremiz için daha zor kılmaktadır.


Yeni Nesil Çalışanlarınıza Bakarak İşin
Geleceğini Takip Edin

Bizim neslimizde işimiz hayatımızın büyük bir bölümünü içine alıyor. İş ve yaşamı ayrı ayrı ele almaya çalışıyoruz. Yeni nesil ise iş harici hayatı daha baskın görüyor, iş hayatını ise yaşamın geri kalanı için bir araç olarak değerlendiriyor. Onların öncelikleri, ihtiyaçları ve değerleri, alıştığınız geleneksel iş gücüne benzemiyor. Bu yüzden kendinizi ve işinizi onları karşılamaya ve anlamaya hazırlamanın zamanı geldi.


Yeni nesil, dijital olarak büyüyor. Teknolojinin hızlı doğasının kariyerlerinde başarı için nasıl adaptasyon ve beceri geliştirme gerektirdiğini hızlıca kavrayabiliyorlar.


Alışılmışın Dışına Çıkmak Zorundayız
Sağlıklı bir iş-yaşam dengesi kurma süreci, profesyonel bir atlet olmak veya bir pentatlon için antrenman yapmak gibidir. Forma girmek için uyumlu bir çaba ve bu şekilde kalmak için sürekli bir çalışma gerekir. Ancak kendilerini bu arayışa adayanlar, muazzam sağlık ve yaşam kalitesi faydaları elde ederler.
Geleceğin dünyasında yeni beceriler


Geçen yüzyılın başlarında, Henry Ford montaj hattında otomobil üreterek, sektörü seri üretime adım attırdı. Ford, işleri tekrar tekrar gerçekleştirilebilen küçük standartlaştırılmış görevlere bölerek, sınırlı becerilere sahip çalışanlarla hızlı bir şekilde otomobil üretmeyi başardı.


Günümüz iş gücünde başarılı olmak için gereken beceriler geçmiştekilerden önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Aynı mantıkla, gelecekteki meslekler de tamamen yeni beceriler gerektirecektir. Sanayi Devrimi'nin tanımlayıcı özelliği, veri ve bilgilerin platformlar ve medya arasında paylaşıldığı bağlantıdır. Fiziksel, dijital ve hatta biyolojik alanlar arasındaki sınırlar bulanıklaşacak. Otomasyon ve makine öğrenimi bu değişikliklerin merkezinde yer alacak.


Bunlar belki de iş gücünün gerektirdiği beceriler açısından en önemli değişikliklere yol açacaktır. Eski roller otomatik hale getirilecek ve bu otomatik sistemlerle çalışan yeni roller ortaya çıkacaktır.


Tedarik sanayicileri teknolojinin hızına ayak uydurmaya çalışan ve ekiplerini bir araya getirmek ve şirketi doğru yöne yönlendirmek için birçok şapkayı üstlenebilecek daha yetkin ve esnek çalışanlara ihtiyaç duyacaklar.


Zor beceriler öğrenilebilir, ancak tutum, zihniyet ve insan yönetimi gibi özel beceriler, bizi kodlardan ve algoritmalardan ayırır.


Sevgi ve saygılarımla...