Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



Ferdinand Piech’in Ardından

VAROL KARSLIOĞLU

Volkswagen’i bugünkü küresel konumuna taşıyan bir numaralı isim olan, Porsche ailesinin üyelerinden, Ferdinand Porsche’nin torunu Ferdinand Piëch, 25 Ağustos Pazar günü Bavyera’nın Rosenheim kentindeki bir restoranda ve 82 yaşında yaşama veda etti.

 

Volkswagen Beetle’ın tasarımcısı dedesi Ferdinand Porsche ile birlikte, Bay Piëch daha hayatta iken, otomotiv sektöründe geçen yüzyılın en etkili yöneticileri arasındaki yerini almıştı bile. Piech’in liderliğinde Volkswagen, eski Alman Başbakanlarından Gerhard Schröder’in ifadesiyle, “satın alınmaya aday bir şirket” iken, onun döneminde büyük bir farkla Avrupa’nın en büyük otomobil şirketi oldu ve dünyanın en büyüğü Toyota’ya rakip haline geldi.
Bay Piëch, Volkswagen’i kişisel bir savaşçı gibi yöneten, talepkar bir patrondu. Hedeflerine ulaşamayan yöneticileri kovma ya da daha alt görevlere atama onun yönetim tarzının bir parçasıydı. Bazılarının ifadesiyle “her zaman agresif ol” kültürü, onunla birlikte yerleşti.
Halefi Martin Winterkorn da onun çizdiği yoldan ilerledi. Volkswagen’in dizel skandalını yakından inceleyen Yale Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyelerinden David Bach, Ferdinand Piech ve Martin Winterkorn’un yarattığı baskı ve korku kültüründen beslenen hatayı itiraf etmekten kaçınma anlayışının Volkswagen’e en az 30 milyar dolara malolan “Dieselgate” skandalının oluşmasında önemli rol oynadığını belirtiyor.
Bay Piëch, 17 Nisan 1937’de Viyana’da doğdu. Babası Anton, bir avukattı; Annesi Louise, Adolf Hitler’in “halkın arabası” tasarlaması için kiraladığı kendi kendini yetiştiren mühendis Ferdinand Porsche’nin kızıydı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra halkın arabası, Beetle (ya da kaplumbağa) olarak otomobil tarihinde önemli bir yer alacaktı.
Savaştan sonra Zürih’teki ünlü teknoloji üniversitesi “Eidgenössische Technische Hochschule’den mezun oldu ve mühendis olarak aile şirketinde çalışmaya başladı.
Porsche Ailesi’nin diğer üyeleriyle yaşanan anlaşmazlık sonucu işten ayrılmak zorunda kaldı. 1972’de, o zamanlar orta sınıf sedanlar üreten ve Volkswagen’in bir yan kuruluşu olan Audi’ye geçti.
“Quattro” olarak bilinen ve bugün de kullanılan, dört tekerlekten çekiş sistemi ve başka pek çok teknolojik yenilik sonucu Audi’yi, Mercedes ve BMW ile rekabet edebilen lüks bir markaya dönüştürdü.
Despotik ve hataları affetmeyen, acımasız yönetim anlayışı, daha sonra ana şirket Volkswagen’in de kültürünü oluşturacaktı. Audi’deki başarısı sayesinde ve yönetim tarzından kaynaklanan çekincelere rağmen, Volkswagen Denetleme Kurulu 1992’de şirketi tarihinin en büyük krizinden çıkarması için onu CEO olarak görevlendirdi.
Piëch, otobiyografisinde bu konuda; “Şirket çok zor bir dönemden geçiyor olmasaydı, benim gibi birine bu şansı vermezlerdi.” diye yazıyor.
Bay Piëch, Volkswagen’in yönetimini devraldığında, parlak günler çoktan sona ermişti. Wolfsburg’daki fabrikaların çevresindeki otoparklar satılmamış araçlarla doluydu. Bir zamanlar bir numaralı ithal marka olduğu Amerikan pazarında Volkswagen artık bir niş markaya dönüşmüştü. Tüm dünyada şirketin iflası konuşuluyordu.
Birkaç ay içinde Bay Piëch, tüm üst yönetimi değiştirdi. Yönetimde söz sahibi işçi sendikası ile anlaşarak kısaltılmış bir çalışma haftasını kabul ettirdi ve yeni ürünlere öncelik verdi.
Piech’in kalite tutkusunu ortaya koyan en çarpıcı örnek, montaj hatlarında dolaşarak, kaporta parçaları arasındaki boşluğu ölçmesi ve bu boşlukların tolerans limitlerinin üzerinde olduğu hatlardaki üretim şeflerini işten atması ve bununla övünmesiydi.
Onun getirdiği önemli yeniliklerden biri de, motor yönetim ve yakıt enjeksiyon sistemlerini daha entegre hale getirip, üstün yakıt verimliliğine sahip, sessiz, kokusuz modern dizel teknolojisinin temellerini atması idi.
Hedeflerine ulaşan bir yönetici ve başarılı bir mühendis olmasının yanısıra, kariyerini gölgeleyen skandallara yol açtı.
1993 yılında Bay Piëch, General Motors’dan (GM) tedarikçilerle pazarlık etme yeteneği ile adeta yıldızlaşan bir yönetici olarak, satın alma müdürü olan José Ignácio López de Arriortúa’yı transfer etti.
Bay López daha sonra GM’un ticari sırlarını Volkswagen’e. Taşımakla suçlandı. Kurumsal casusluk suçlamaları ile karşılaşan Volkswagen bu suçlamaları reddetti. Lopez, görevinden istifa etti ve bir hayır kurumuna bir kaç yüzbin dolarlık bağış yaptı ve sonuçta VW ve GM uzlaşarak bu dosyayı kapattılar.
Bay Piëch 2002 yılında emekli oldu. Ancak, üst düzey yöneticileri işe alma ve işten çıkarma yetkisi de dahil olmak geniş yetkilerle Denetim Kurulu Başkanı oldu.
2007 yılında kendisi gibi otoriter bir yönetim tarzına sahip olan Martin Winterkorn’un CEO olmasında başrolü oynadı.
Öldüğünde, otomobil ve Alman endüstri tarihindeki yeri, en az dedesi ve adaşı Ferdinand Porsche kadar önemliydi.