Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



Toronto’da Sürücü Şikayetleri

VAROL KARSLIOĞLU

 

Kuzey Amerika'da 14 yıl boyunca en yoğun saatlerde bile, emniyet şeridini kullanan tek bir sürücüye rastlamadım. Üstelik elektronik gözetleme sistemi gibi uygulamalar yok. İnsanlar ne olursa olsun bu kurala uyuyorlar

 

Genelde otomotiv sektörünü ciddi analiz yazılarıyla ele alıyoruz. Bu sayıda ise izninizle gündelik ve sürücü bakış açılarını yansıtan, biraz da rahatlamak için okuyacağınız bir yazı kaleme almaya çalıştım:
Geçen yılın sonlarında, Toronto Star’da yayınlanmış bir makaleden yola çıkarak Toronto’daki  en önemli sürücü şikayetlerini , Türkiye ile karşılaştırma yapmaya çalışarak anlatacağım.
Benzerlikler ve farklılıklar konusunda son yargı, elbette ki sizlere ait olacak:
1. Yol eşkiyaları ile burun buruna gelme: Kazalar ve kazaya ramak kala durumlar sakin bir sürücüyü bile, kısa süreliğine de olsa çileden çıkarmaya yetiyor. Sizinle aynı ehliyete sahip Ancak neredeyse canınıza kasdeden sürücülerle uğraşmak, genelde soğukkanlı ve kibar Kanadalı sürücülerin bir numaralı sorunu. Konu abartılıyor olabilir. Örneğin bendeniz, 14 yıl boyunca en yoğun saatlerde bile, emniyet şeridini kullanan tek bir sürücüye rastlamadım. Üstelik elektronik gözetleme sistemi gibi uygulamalar yok. İnsanlar ne olursa olsun bu kurala uyuyorlar. Tabi, her yıl yaklaşık 300bin yeni göçmen kabul eden bir ülkenin en büyük şehrinin trafik kültürüne uyum sağlamaları için yeni ve acemi sürücülere biraz zaman tanımak gerekiyor.
2. Sigorta primleri: Bu kez şükretme sırası Türk sürücülerde olmalı. Ontario’da, Kanada’nın en yüksek sigorta primlerine sahip eyalet. Özellikle Kanada’ya yeni gelmiş, Kuzey Amerika’da sürücülük geçmişi olmayan yeni göçmenler en azından ilk yıl, ayda 500 dolara varan primler ödeyebiliyor. Primler, Toronto’nun çeşitli semtlerine göre bile farklılık gösteriyor. Küçük bir kaza yapsanız bile, eğer polis raporuna göre kısmen ya da tamamen hatalı iseniz, riskli sürücü olarak altı yıla varan bir süre için daha da yüksek primlerle hatanızın bedelini ödersiniz.
3. Düşük hız limitleri ve radar tuzakları: Toronto şehir meclisinde bir üye, şehir içindeki normal hızın 50’den 30 km/s’e düşürülmesi yönünde bir öneride bulununca, “at arabası devrine geri mi dönüyoruz?” şeklinde tepkilerle karşılaşmıştı. Neyse ki bu teklif yasaya dönüşmedi. Radar tuzakları ise, sık olmamakla birlikte, sürücülerin hız limitlerine uymasında çok caydırıcı bir faktör. Otoyollarda hız limiti 100 km/s olsa da, 119 km/s’a kadar hiç bir sorunla karşılaşmayacağınız kesin.
4. Trafik tıkanıklıkları: Özellikle İstanbul’un halini bilen, ortalama yılda bir defa İstanbul’a gelip en az bir hafta araba kullanan biri olarak bu konuda halimden memnun olmam gerekir. Toronto ve civarında, iki yakayı birbirine bağlayan köprü otoyolları yok, ve burası ortasından deniz geçen, iki kıtaya bölünmüş bir şehir değil.
5. Trafikte benzini biten araçlar: Benim de bir-iki kez tanık olduğum bir durum. Ne yaparsınız ki, insanlar yakıt göstergesini okumayı öğrenmeden de ehliyet alabiliyor ve trafiğe çıkabiliyorlar. Neyse ki yüzbinlerce sürücü, CAA (Kanada Turing ve Otomobil Kurumu) yol yardımı üyeliğine sahip ve böyle bir durumda benzin veya çekme hizmetinden yararlanıyor.
6. Araçların arasında yaya yürüyenler: Bundan şikayet edenleri hemen Türkiye’ye yollayıp dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek gerek. Otoyollardaki trafik sıkışıklıklarında daha bir kez bile seyyar satıcıya rastlamadım. Buna karşılık hemen her kavşakta bir dilenciyle karşılaşmak artık olağan.
7. İnşaat alanları, yol çalışmaları:  Yol tamiri ya da bakımı için kapatılan yollar yeterince sinir bozucu. Bir de oradan geçerken o anda hiç bir faaliyet olmadığını gördüğünüzde bu durum canınızı daha fazla sıkıyor. Aylarca sürebilen ağır kış koşulları, tuz ve buzun yolları mahvetmesine neden oluyor.
8. Arabanızdaki vuruk ve çizikler: Neredeyse kaçınılmaz. Hele, tümüyle dolmamış bir otoparkın uzak bir köşesine arabanızı bıraktığınızda başka bir yer yokmuş gibi birinin yanıbaşınıza parketmesi, sizi iyice gerebilir. Tabi, İstanbul’da yaşayanların sorusunu duyar gibiyim: “Boş otopark ne demek?”
9. Paralı yollar:  Aslında Toronto ve civarında sadece bir tane paralı otoyol var. Eğer navigasyon ayarlarınızı düzeltmediyseniz, rota planlamasında navigasyonun tercihi her zaman paralı yoldan yana olacaktır. Paralı yol, vatandaşlar arasında zengin-fakir ayırımı yapan, “eşitlikçi” Kanada’nın pek sevmediği bir uygulama.