BU SAYIDA
Yeşil dönüşüm ve rekabet gücü: Sektörümüzü bekleyen yeni dönem
Müşteri talebi kapıyı araladı, strateji ise içeriden yükseldi
Karbon yönetimi bir zorunluluk değil, kuruluş felsefesi olarak doğdu
Karbon yoğunluğu ticari erişimin de parametresi
Karbon Ayak İzi, Enerji Maliyeti ve Yeni Rekabetçilik Denklemi
E-DERGİ
ÖZEL SAYI
INFOGRAFİK
HABERLER
ARŞİV
İLETİŞİM
Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi
E-DERGİ
ÖZEL SAYI
INFOGRAFİK
HABERLER
ARŞİV
İLETİŞİM
Kuzey Amerika'dan Haberler
Bir Zamanlar BYD
VAROL KARSLIOĞLU
TAYSAD’ın bu sayısı için farklı bir yazı düşünürken arşivimi araştırdım. Ve karşıma, tam 15 yıl önce yazdığım bir BYD yazısı çıktı. BYD adını henüz pek az kimsenin duyduğu o günlerde, 2011 yılı Ocak ayında, Detroit Otomobil Fuarı’nı ziyaretim sırasında gerçekleştirdiğim söyleşiden yola çıkarak kaleme aldığım bu yazının, Türkiye’deki yatırımından vazgeçmesi nedeniyle epey konuştuğumuz ve konuşacağımız BYD’nin geçmişine göz atmak açısından ilginizi çekeceğini umuyorum.
BYD (Rüyalarınızı Gerçeğe Dönüştürün)
Ünlü yatırımcı Warren Buffet’ın da güvenini kazanmış olan ve dört yıldır Detroit Fuarı’nda boy gösteren Çinli BYD Grubu, artık ABD pazarında somut adımlar atma ya da yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratma konusunda bir yol ayrımına gelmiş bulunuyor.
BYD, önümüzdeki yıllarda adını tüm dünyada daha çok duyabileceğimiz Çinli bir sanayi grubu. 1995’te, cep telefonları için pil üreterek sanayiye giren BYD, yenilenebilir ve yeşil enerji, akü sistemleri, güneş pilleri ve enerji depolama sistemleri sistemleri konusunda çalışıyor.Bu grubun bünyesinde yer alan
BYD Auto
ise (Build your Dreams:” Rüyalarınızı gerçeğe dönüştürün” şeklinde tercüme edilebilir.) geçen yıl, çoğunluğu benzin motorlu 500 bin civarında araç üreten bir otomotiv firması.
Detroit Otomobil Fuarı’nda
BYD Auto’nun Pazarlama Bölümü Sözcüsü Paul Lin
ile görüştüm.
Üstüste dört yıldır Kuzey Amerika’nın bu en önemli fuarına katılmakta olan firma, doğal olarak, en azından kendi bünyesinde yüksek beklentiler yaratmış bulunuyor.
Ünlü yatırımcı Warren Buffet’ın da, yüzde 10 hissesi için 2008 yılında 230 milyon dolar yatırdığı BYD, dünyanın en rekabetçi pazarı sayılan ABD’de gerçekten var olmak istiyor mu, yoksa bu fuarlara katılması, daha çok Çin’deki imajını yükseltmeye mi yönelik, bu sorgulanması gereken bir husus.
Türkiye’de de üretim yapma niyetleriyle bir ara adından söz ettiren bu grup; özellikle hibrid ve sadece akülü (plug-in) elektrikli araçlar üzerinde yoğunlaşmakta. Ancak hükümetin araç başına yaklaşık 7000 dolar teşvik verdiği, BYD’nin merkezi Shenzen eyaletinde bile grubun 2010 yılında, ancak 500 kadar, plug-in hibrid araç satabildiğini başka kaynaklardan öğrendim.
Bay Lin, bu fuarın ABD pazarına dördüncü gelişleri olduğunu ve gelecek yılın ilk çeyreğinde satışlara başlamayı hedeflediklerini belirtti. Özellikle bir taksi konsepti olarak geliştirilen E6 şu anda Çin’de test ediliyor ve ABD’de satışa sunulacak ilk modellerden biri olacağı söyleniyor. Volvo’yu bir kenara bırakacak olursak, BYD, ABD’de otomobil satacak ilk Çin firması olmayı hedefliyor. Elektrikli araçlar konusunda, özellikle Kaliforniya’daki teşvik politikalarına da güveniyorlar.
Ancak fuarda sergilenen araçları incelediğimde, işçilik ve malzeme kalitesi açısından daha alınacak uzun bir yol olduğunu, ABD gibi dünyanın en rekabetçi piyasasında araç satmalarının ve sadece fiyat yoluyla rekabet etmelerinin ŞİMDİLİK pek mümkün olmadığı kanısına vardım. İnsana itici gelen bir başka husus ise, Çinli firmaların, Batıdaki modelleri neredeyse kopya etmeleri. Fuarda sergilenen araçlardan S6DM, Lexus RX’in çok kötü bir taklidi idi ve Türkçe’deki “Taklit aslını yüceltir.” sözünü hatırlamama neden oldu.
Ancak geniş bir bakış açısıyla düşünmek ve bugünlerde en yüksek kalite puanlarını alan Hyundai’inde bir zamanlar ne kadar küçümsendiğini hatırlamakta fayda var.
BYD Auto Pazarlama Bölümü Sözcüsü Paul Lin
16.06.2026