Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi




Karbon yoğunluğu ticari erişimin de parametresi

Paylaş :
Haber Eklenme Tarihi : 17.06.2026 09:12:00

Cevher Grup, 2022'den beri karbon yönetimini ISO 14064 ve GHG Protocol standartlarına uygun şekilde ölçümlemektedir. Şirket, toplam emisyonlarının yüzde 80'ini oluşturan alüminyum hammadde kaynaklı Kapsam 3 emisyonlarını tedarik zinciri dönüşümünün merkezine alarak bu konuya öncelik vermektedir. Ayrıca, 2021 yılından itibaren I-REC sertifikalı yeşil elektrik kullanımı sayesinde Kapsam 2 emisyonlarını tamamen nötralize etmiştir. Cevher Grup için bu noktada rekabetin belirleyicisi artık yalnızca fiyat değil, sürdürülebilir değer sunma yaklaşımı haline geldi.

 

Sema Bilgiç

Cevher Grup
Yatırım ve Sürdürülebilirlik Müdürü
 
 
2028 yılı itibarıyla yükümlülük haline geliyor
Cevher Grup olarak, karbon regülasyonlarına ve özellikle Avrupa Birliği'nin CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) sürecine 2022 yılından bu yana stratejik önceliklerimiz arasında yer veriyoruz. Bu süreci yalnızca regülasyonlara uyum açısından değil, aynı zamanda küresel otomotiv sektöründeki dönüşüm, düşük karbonlu üretim talepleri ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz çerçevesinde ele alıyoruz. Son yayımlanan düzenlemelerle birlikte, ürünlerimize ait GTİP kodlarının CBAM kapsamındaki ürün grupları arasında bulunduğu ve 2028 yılı itibarıyla bu sisteme dahil olacağımız kesinleşmiş durumda. Bu kapsamda, operasyonel hazırlıklarımızı güçlendirmeye, veri altyapımızı geliştirmeye ve karbon yönetimi süreçlerimizi aşamalı olarak iyileştirmeye odaklanmış durumdayız. Karbon yönetimini ise uzun vadede rekabet gücümüzü artıran, ihracatın sürekliliğini destekleyen ve kurumsal dönüşümümüzü pekiştiren stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.
 
ISO 14064'ten GHG Protocol'e: Doğrulama Standartları Yükseltildi
2022 yılından itibaren, ISO 14064-1 standardına uygun olarak Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 sera gazı emisyonlarımızı düzenli şekilde hesaplıyor ve bağımsız doğrulama kuruluşları tarafından doğrulatıyoruz. 2025 yılına kadar ise küresel raporlama beklentileri ve OEM müşteri gerekliliklerini karşılamak amacıyla GHG Protokolü metodolojisine uyumlu doğrulama süreçlerini sistemimize entegre ettik. Karbon ayak izi yönetimini; operasyonel verimlilik, tedarik zinciri dönüşümü, enerji yönetimi ve sürdürülebilir finansman yaklaşımlarıyla bir bütün olarak değerlendiriyoruz.
 
Kapsam 3'ün Yüzde 80'i Hammaddeden: Tedarikçi Verisi Kritik
Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarımızı farklı metodolojiler kullanarak izliyor ve düzenli şekilde raporluyoruz. Emisyon dağılımını incelediğimizde, en büyük etkinin Kapsam 3 kategorisinde yer alan hammadde kaynaklı emisyonlardan geldiğini görüyoruz. Toplam emisyonlarımızın yaklaşık %80’i alüminyum hammaddesinden kaynaklanıyor. Bu durum, tedarik zinciri dönüşümü ve birincil veri yönetimini sürdürülebilirlik stratejimizin en kritik odak alanlarından biri haline getiriyor. Özellikle ana hammadde tedarikçilerimizle ürün karbon ayak izi verilerinin paylaşımı, emisyon faktörlerinin doğrulanması ve birincil veri kalitesinin artırılması konularında sistematik çalışmalar yürütüyoruz. Önümüzdeki süreçte, tedarik zinciri sürdürülebilirliği; çevresel performansın iyileştirilmesi, ticari sürdürülebilirlik hedefleri ve müşteri beklentilerine uyum sağlama açısından daha belirleyici bir faktör haline gelecek.
 
Enerji Yoğun Sektörde Fiyatlama Modeli Dönüşüyor
Alüminyum jant üretimi gibi enerjiye yoğun şekilde bağımlı sektörlerde, enerji maliyetleri operasyonel sürdürülebilirliğin en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Son yıllarda küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, bu durumu daha da belirgin hale getirdi. Bu doğrultuda, enerji verimliliği yatırımları, süreç optimizasyonları ve sürdürülebilir enerji kullanımı, operasyonel stratejimizin temel taşları haline geldi. Artık fiyatlandırma yaklaşımımız, kısa vadeli maliyet değişimlerinin ötesine geçerek kalite, operasyonel güvenilirlik, karbon ayak izi yönetimi performansı ve tedarik sürekliliğini içeren kapsamlı bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Bu bağlamda, "rekabetçi fiyat" bizim için yalnızca düşük maliyetli üretim değil; aynı zamanda müşterilere uzun vadede düşük riskli ve yüksek değer sunabilme kapasitesini ifade ediyor.
 
Orta Vadede Belirleyici Faktörler: Karbon ve Enerji  
Gelecekte enerji ve karbon maliyetlerinin üretim sektörleri üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geleceğini öngörmekteyiz. Avrupa Yeşil Mutabakatı, CBAM (Karbon Sınırda Ayarlama Mekanizması) uygulamaları, sürdürülebilir finansman kriterleri ve OEM (Orijinal Ekipman Üreticileri) müşteri beklentileri, bu dönüşümü hızlandıran temel unsurlar arasında yer alıyor. İşçilik maliyetleri önemini hâlâ korurken, orta ve uzun vadede sektörlerin rekabetçi yapısını daha çok enerji verimliliği, düşük karbonlu enerji kaynaklarının kullanımı ve efektif karbon yönetimi performansı belirleyecek.
 
Kapsam 2 Emisyonlarında %100 Nötrlük: I-REC Sertifikalı Yeşil Elektrik
Yenilenebilir enerji yatırımları, sürdürülebilirlik yol haritamızın en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle güneş enerjisi alanında yürüttüğümüz teknik ve finansal fizibilite çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Her iki üretim tesisimizin serbest bölgede, kiralama modeliyle faaliyet göstermesi, yatırım önceliklerimizde geri dönüş analizi (ROI) açısından belirleyici bir rol oynuyor. 2021 yılından itibaren I-REC sertifikalı yeşil elektrik kullanarak elektrik tüketiminden kaynaklanan Kapsam 2 emisyonlarımızı tamamen nötr hale getirdik. Yatırım kararlarımızı değerlendirirken finansal geri dönüşün yanı sıra enerji arz güvenliğini, karbon azaltımına olan katkıyı, regülasyonlara uyumu ve müşteri beklentilerini de dikkate alıyoruz.
 
Enerji Verimliliği ve Karbon Etkisi Yatırımların Merkezinde  
Otomasyon ve dijitalleşme alanlarındaki yatırımlarda toplam sahip olma maliyeti yaklaşımı, artık yalnızca ilk yatırım maliyetiyle sınırlı kalmayarak daha geniş bir perspektif sunuyor. Bugün enerji verimliliği, karbon etkisi, sürdürülebilir bakım, veri takibi ve operasyonel dayanıklılık gibi unsurlar, yatırım kararlarının önemli bileşenleri haline geldi. Karbon regülasyonlarının sıkılaşması, düşük emisyonlu üretim altyapısına yönelik teknolojileri stratejik öncelik haline getirirken, enerji izleme sistemleri, karbon veri yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlama altyapıları da dijital dönüşüm sürecinin kritik parçaları olarak öne çıkıyor.
 
Rekabet Fiyatın Ötesine Geçti: Veri Şeffaflığı Yeni Kriter
Rekabet artık sadece fiyat, kalite ve termin süreleriyle sınırlı kalmıyor; yeni çağın dinamikleri veri şeffaflığı ve sürdürülebilirlik performansını ön plana çıkarıyor. OEM ve Tier 1 müşterilerimizden gelen yeşil enerji talepleri, karbon azaltımı hedefleri ve sürdürülebilirlik sertifikasyonu beklentileri son yıllarda hızla artış gösterdi. Bu değişimle birlikte, düşük karbonlu üretim, kapsamlı veri şeffaflığı ve çevresel performans gibi faktörler, sektörün rekabet kriterlerinin merkezine yerleşmiş durumda.
Müşteriler artık yalnızca çevresel göstergelerle yetinmiyor, aynı zamanda sosyal sürdürülebilirlik boyutunda paydaş ilişkileri, insan ve çalışan hakları gibi kriterlere de büyük önem veriyor. Özellikle tedarik zinciri üzerindeki denetim süreçleri titizlikle incelenirken, bağımsız doğrulama ve sertifikasyon mekanizmaları uzun vadeli iş birliği için kritik bir gereklilik haline geliyor.  Bu gelişmeler, küresel otomotiv tedarik zincirinde yeni stratejik eşikler tanımlıyor ve sektörü daha kapsayıcı bir dönüşüme doğru sürüklüyor.

 

Cevher Grup için sürdürülebilirlik, bir raporlama yükümlülüğü değil; ticari erişimin, tedarikçi tercihinin ve uzun vadeli rekabetçiliğin doğrudan belirleyicisi. Kapsam 3'ü yönetemeyen, karbon verisini şeffaf paylaşamayan ve yeşil enerji geçişini gerçekleştiremeyen tedarikçiler için müşteri ilişkisinde tutunmak giderek zorlaşacak.

E-Posta Olarak Gönder

Başarıyla Gönderildi
İşleminiz başarıyla gerçekleştirildi

Adınız Soyadınız
Haberi Göndermek İstediğiniz E-Posta Adresini Girin
Notunuz