Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi




AB'nin Yeni Sınırı: "Made in Europe" ve Türkiye

Paylaş :
Haber Eklenme Tarihi : 17.02.2026 14:28:00

Avrupa Birliği'nin "Made in Europe– AB'de Üretilmiştir" yaklaşımı, teşvik ve destek mekanizmalarında belirleyici bir kriter haline geliyor. Ancak bu tanımın yalnızca AB coğrafi sınırlarıyla sınırlı tutulması, 30 yıllık Gümrük Birliği entegrasyonunu ve Türk otomotiv sanayiinin Avrupa değer zincirindeki konumunu tehdit edebilir.

 

Cengiz Eroldu

Otomotiv Sanayii Derneği 
Yönetim Kurulu Başkanı 
 
Made in Europe Yaklaşımı ve Türkiye'nin Stratejik Konumu
Avrupa Birliği, otomotiv sektöründeki küresel rekabet gücünü korumak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak adına 2025 hedefleri doğrultusunda yoğun çalışmalara devam ediyor. Şubat ayında duyurulan Temiz Sanayi Mutabakatı, Mart ayında açıklanan Otomotiv Sanayi Eylem Planı ve Aralık'ta sunulan Otomotiv Paketi ile birlikte "Made in Europe" yani "AB'de Üretilmiştir" yaklaşımı, teşvik ve destek mekanizmalarında temel bir ön koşul olarak öne çıkmaya başladı.
 
Otomotiv Paketi kapsamında; küçük elektrikli araçlar için teşvikler, kurumsal araç filolarının yenilenmesi, emisyon azaltımı uygulamaları ve üretim yatırımlarına sağlanacak finansmanlarda "AB'de üretilmiş olma" şartı giderek daha belirleyici bir kriter haline gelmekte. Avrupa Komisyonu’nun bu düzenlemeleri içeren Sanayi Hızlandırma Yasası'nı, 25 Şubat itibarıyla masaya yatırması planlanıyor. Mevcut gayri resmi taslak ise Türkiye için hem önemli riskler hem de fırsatlar barındırıyor.
 
30 Yıllık Güçlü Bağların Önemi
Türkiye otomotiv sektörü, Gümrük Birliği’nin sağladığı derin entegrasyon sayesinde Avrupa'nın değer zincirinde kritik bir konuma ulaşmıştır. Bugün Türkiye, otomotiv ihracatının neredeyse yüzde 70’ini AB ülkelerine yapıyor ve AB'nin araç ihracındaki en büyük dördüncü pazarını oluşturuyor. Bu karşılıklı dengeli ilişki kapsamında Türkiye, Avrupalı üreticiler için tamamlayıcı bir üretim merkezi ve güvenilir bir iş ortağı rolü üstleniyor.
Bu güçlü entegrasyonun korunması, yalnızca Türkiye’nin değil aynı zamanda Avrupa'nın sanayi alanındaki küresel rekabet gücü açısından da büyük önem taşıyor. Söz konusu yapının zayıflaması ticaret hacimlerini düşürmekle kalmaz; yatırımlar, teknoloji transferi ve tedarik zincirinin sürekliliği de bu durumdan olumsuz etkilenir.
 
Stratejik Gereklilik
"Made in Europe" tanımının yalnızca AB coğrafi sınırlarıyla sınırlandırılması, Gümrük Birliği'nin sağladığı avantajların kaybına yol açabilir. Türkiye’de üretilen araç ve parçaların bu kapsamın dışında tutulması durumunda, ülkemiz hem rekabetçilik hem de yatırım ortamında ciddi tehditlerle karşı karşıya kalabilir.
 
Bu noktada, Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı olarak AB’nin teşvik mekanizmalarından dışlanmaması kritik bir öneme sahiptir. Devlet otoritelerinin bu konuda yüksek hassasiyet göstermesi ve sanayi temsilcileri ile yakın bir iletişim içinde çalışıyor olmaları sevindirici bir gelişme.
 
Sonuç olarak, Türk otomotiv sektörü mevcut güçlü üretim altyapısı, yetkin insan kaynağı ve entegre tedarik ekosistemi ile küresel dönüşüm sürecini yönetebilecek kapasiteye sahiptir. "Made in Europe" politikasının korumacı bir bariyere dönüşmeden, Avrupa sanayi ekosistemini güçlendiren kapsayıcı bir strateji haline gelmesi hem AB hem de Türkiye için sürdürülebilir bir sanayi geleceğinin anahtarı olacaktır.

 

OPAŞ Otomotiv'de İnsan Kaynakları Dijitalleşiyor: IDenfit İş Birliği
03.09.2026
Alternate Text
Teknolojiyle birlikte insan odaklı dönüşüm
25.08.2026
Alternate Text
Otomotiv sanayinde bütüncül dijital dönüşüm
24.08.2026
Alternate Text
Veriyi karara, kararı değere dönüştürmek
24.08.2026
Alternate Text
RTC'nin dijital dönüşüm yolculuğu: Yapay zekâ çağında dijital dönüşüm: Teknolojiden stratejik değer yaratmaya
24.08.2026
Alternate Text
Veriyi toplamak yetmiyor: Üretimde yeni eşik sürekli iyileştirme
24.08.2026
Alternate Text
Özler Plastik'te beş işletme tek dijital omurgada buluştu
24.08.2026
Alternate Text
Tahminden ölçüme, ölçümden büyük veriye: Endüstrinin dijital sınavı
24.08.2026
Alternate Text
Bitmeyen bir yolculuk: Dijital mükemmellik
24.08.2026
Alternate Text
Hazır paketlerin ötesinde: Kendi dijital ekosistemini geliştiren bir fabrika
24.08.2026
Alternate Text
2030 hedefi: tüm fabrikalar akıllı dijital fabrikaya dönüşecek
24.08.2026
Alternate Text
Kros Otomotiv'de hedef: Sapmayı oluştuğu anda görünür kılmak
24.08.2026
Alternate Text
Kormas'ta dijitalleşme: Sekiz farklı imalat süreci tek dijital yapıda
24.08.2026
Alternate Text
Metal kaplama proseslerinde dijital gelişim
23.08.2026
Alternate Text
Veri artık raporlama değil, üretimin bir parçası
23.08.2026
Alternate Text
Geleceğin fabrikası, bugünün kararlarıyla kurulur
23.08.2026
Alternate Text
Hazır sistem yetmeyince kendi yazılımını yaratan fabrika
23.08.2026
Alternate Text
Dijitalleşmede asıl soru: Veri kararı buluyor mu?
23.08.2026
Alternate Text
Veriden yetkinliğe: Birinci Otomotiv’in dijital dönüşüm yolculuğu
22.08.2026
Alternate Text
Dijital dönüşümde rekabetin yeni anahtarı: Güven, veri ve sürdürülebilirlik
22.08.2026
Alternate Text
Alpplas'ta dijitalleşme ve sürdürülebilirlik aynı yol haritasında ilerliyor
22.08.2026
Alternate Text
Üretim artık sadece çalışmakla kalmıyor, kendisini sürekli geliştiriyor
22.08.2026
Alternate Text
Yapay zekâyı satın almak yetmez, kurum kültürünü dönüştürmek gerekir
22.08.2026
Alternate Text
Yapay zekâ çağında kazananlar: Teknolojiyi satın alanlar değil, soruyu doğru soranlar
22.08.2026
Alternate Text
Dijitalleşme bir teknoloji meselesi değil, bir inanç meselesi
22.08.2026
Alternate Text
Distribütörden mobilite sağlayıcısına: Sektör yeniden konumlanıyor
21.08.2026
Alternate Text
Üretimde lideriz, şimdi sıra yazılımda
21.08.2026
Alternate Text
Hukuk, teknoloji ve yönetişimin kesişiminde yeni bir kurumsal mimari
12.08.2026
Alternate Text
Dijitalleşmeden yapay zekâya: İş dünyasının kırk yıllık dönüşümüne tanıklık
10.08.2026
Alternate Text
E-Posta Olarak Gönder

Başarıyla Gönderildi
İşleminiz başarıyla gerçekleştirildi

Adınız Soyadınız
Haberi Göndermek İstediğiniz E-Posta Adresini Girin
Notunuz