Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi




Metal yorgunluğu mu, Yoksa iş modelinin eskimesi mi? Dijital Rönesans İçin Sanayinin Yeni Kodları

Paylaş :
Haber Eklenme Tarihi : 26.12.2025 02:09:00

Otomotiv sektörü olarak son yıllarda "araç" kavramının "mobilite"ye dönüşümünü konuşuyoruz. Strateji masalarında bu sürecin bir "evrim" mi yoksa "devrim" mi olduğu çok tartışıldı. Artık teşhis net: Bu sessiz bir evrim değil, gürültülü ve kökten bir devrim.

 

Saffet Çakmak

CADEM Yönetim Kurulu Üyesi

 

Yıllardır gurur duyduğumuz, konfor alanımız olan "metali işleme, plastiği enjekte etme" yetkinliğimiz, bugün fiziksel bir sınırla değil, stratejik bir bariyerle karşı karşıya. Metal, fizik kuralları gereği yorulur ve ömrünü tamamlar. Peki ya iş modellerimiz? Geleneksel sanayiciler olarak bizler de bu "metal yorgunluğuna" kapılma riskiyle mi yüzleşiyoruz?
 
Cevap korkutucu ama bir o kadar da fırsat dolu: Eğer dijitale geçmezsek, evet. Ancak bu devrimsel süreci doğru okuyup, 21. yüzyılın "yeni metalleri" olan veriyi ve yazılımı işleyebilirsek, yardımcı oyuncu değil, oyun kurucu olabiliriz.
 
Endüstri 4.0’dan "Veri Madenciliğine"
Endüstri 4.0’ı uzun süre sadece robot kolların fabrikalara girmesi sandık ve bununla oyalandık. Oysa arka planda çok daha büyük bir dalga geliyordu: Dijital İkizler (Digital Twins) ve Simülasyon.
 
Artık kurgudan tasarıma, üretimden satış sonrasına kadar her şey dijitalleşiyor. Son on yılda veri toplama ve işleme kapasitesinin artması, süper zekâlı mühendislerimizin yanına "Yapay Zekâ" asistanlarını ekledi. Bugün trilyon dolarlık değerlemelere ulaşan şirketlerin ortak özelliği, metalden çok veri işlemeleri.
Otomotivdeki dönüşümü sadece "motorun inip yerine bataryanın gelmesi" olarak okumak, vizyonumuzu dar bir alana hapseder. Yeni nesil araçlar, tekerlekli birer veri merkezine, sürekli bilgi toplayan "ajanlara" dönüştü. Bu veriyi işleyip anlamlı bilgiye –yani yeni petrolümüze– dönüştürenler, yarının süper güçleri oluyor.
 
Çin Dersi: "Görünmez El"den "Organize Akıl"a
Yakın zamanda Çin’e yaptığım bir ziyarette, bölgenin üst düzey temsilcileriyle bir araya geldim. Gördüğüm tablo, sadece ucuz iş gücüyle açıklanamayacak kadar derindi. "Bu devasa ekosistemi siz mi yönetiyorsunuz?" diye sorduğumda, "Hayır, biz sadece zemini hazırlıyoruz" dediler.
 
Ancak görünen şuydu: Devlet stratejik planlamayı yapmış, doğru oyunculara doğru rolleri dağıtmış, onları finanse etmiş ve kontrollü bir rekabet ortamı yaratmıştı. Çin ve ABD arasındaki bu teknolojik savaşta, hantal karar mekanizmalarıyla Avrupa Birliği bocalarken, bizim gibi ülkelerin "Neredeyiz?" sorusunu cesaretle sorması gerekiyor.
 
Türkiye’nin Konumu: Potansiyel ve Atalet Arasında
Cevap: Hem her yerdeyiz hem hiçbir yerde.
Ülkemizde bireysel düzeyde inanılmaz bir girişimcilik azmi ve mühendislik zekâsı var. Genç mühendislerle, üniversite öğrencileriyle konuştuğumda gözlerindeki ışığı ve parlak fikirleri görüyorum. Ancak can alıcı soru şu: Bu gençlerin elinden kim tutuyor?
 
Devletin imkânları belli, gündemi yoğun. Burada görev, Türk iş dünyasının köklü kurumlarına ve sivil toplum örgütlerine düşüyor. Bu genç zihinleri, "kurumsal sosyal sorumluluk" projesi olarak değil, geleceğin "iş ortakları" olarak görmeliyiz. Onlara sadece mentorluk değil, organize, hızlı ve cömert bir "Can Suyu" (Smart Money) sağlamalıyız. 
 
Reçete: Kolektif Akıl ve Hibrit Üretim
Elimizdeki kaynakları çöpe atalım demiyorum. Aksine; metali kesmek, bükmek, birleştirmek konusundaki ustalığımız, coğrafi konumumuz ve müşteri odaklı kültürümüz hâlâ en büyük kozumuz. Ancak bu "donanım" gücünün üzerine "yazılım" kaslarını eklemek zorundayız.
 
Bugünün ekonomik koşullarında tek bir firmanın tüm Ar-Ge yükünü sırtlaması imkânsız. İhtiyacımız olan şey "Kolektif Akıl" ve "İş Birliği Kültürü"
 
Son Söz: Tren Hâlâ Peronda
Geç kaldık mı? Belki bazı istasyonları kaçırdık ama treni kaçırmadık. Çünkü bu bir durak değil, sürekli bir yolculuk. Dünya da bu dönüşümün sancılarını yaşıyor.
 
İhtiyacımız olan tek şey zihinsel bir format. Metal yorgunluğuna yenilmek yerine, dijitalin çevikliğine sarılmalıyız. Kaynak bizde, akıl bizde, gençlik bizde. Şimdi bunları "kolektif faydaya" dönüştürme zamanı.
E-Posta Olarak Gönder

Başarıyla Gönderildi
İşleminiz başarıyla gerçekleştirildi

Adınız Soyadınız
Haberi Göndermek İstediğiniz E-Posta Adresini Girin
Notunuz