Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi




Almanya Bir Sanayi Krizi Değil, Lokasyon Krizi Yaşıyor

Paylaş :
Haber Eklenme Tarihi : 13.02.2026 14:17:00

Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, 9 Şubat 2026'da düzenlenen yıllık basın toplantısında sektörün durumunu değerlendirdi. VDA'nın tedarikçiler arasında yaptığı anket, yatırımların ardından artık istihdamın da Almanya dışına kaydığını ortaya koyuyor.

 

Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı
Hildegard Müller

 

TAYSAD Dergi: Sayın Müller, Alman otomotiv endüstrisi şu anda nasıl bir dönemden geçiyor?

Hildegard Müller: Lokasyon çekiciliği ve rekabetçilik için kapsamlı bir reform programı, ekonomik dönüşümün temel ön koşulu. Berlin'de bazı gerçek adımlar atılıyor; ancak Brüksel'deki AB Komisyonu'nun yaklaşımını giderek daha az anlayabiliyorum. Brüksel çoğu zaman şirketleri gerçeklikten kopukluk ve önemsizlik yanılsamasıyla karşı karşıya bırakıyor. Ekonomik güç olmadan Avrupa'nın uluslararası arenada hiçbir önemi ve gücü olamayacağı artık şüphe götürmez – ancak AB Komisyonu bu gerçeği henüz içselleştiremedi.

TAYSAD Dergi: Avrupa'nın küresel arenada konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hildegard Müller: İster Berlin'de ister Brüksel'de olsun, karmaşık zorlukları tanımlamakta çok iyiyiz ama çözüm üretmeye bir türlü geçemiyoruz. Gerçek ise bizi sürekli yakalıyor. ABD ile tarife müzakerelerinde, Çin ve diğer bölgelerle rekabette ya da Davos'ta: Bize giderek daha fazla gösteriliyor ki dönüşümü merkezi planlamayla düzenleme modelimiz başarılı bir model değil. Tam tersine: Bu, rakiplerimize Avrupa'nın lokasyon çekiciliği eksikliği nedeniyle bıraktığı boşlukları doldurmaları için bir davetiye. Bu onların lider konuma geçmesini, ekonomik olarak büyümesini ve bizim zayıflığımızdan kâr etmesini sağlıyor. Bu, sonunda istihdam ve refah kaybına yol açan tehlikeli bir zayıflık.

TAYSAD Dergi: Peki Almanya'nın bu durumu tersine çevirecek potansiyeli var mı?

Hildegard Müller: Avrupa ve Almanya'daki zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, bu ülkenin yenilikçilik kapasitesi, performansı ve buradaki insanların adanmışlığı öyle bir seviyede ki bize küresel standartları belirleme gücü sunuyor. Anahtar nokta, doğru teşviklerle güçlü yanlarımızı destekleyip zayıflıklarımızı ortadan kaldırmak. Almanya, çok özel yetilere sahip: yüksek nitelikli uzman kadroları, benzersiz bir yenilikçilik kapasitesi, güçlü endüstriyel yetkinlik, prestijli araştırma kuruluşları, sağlam bir KOBİ yapısı ve uluslararası bağlantılar. Şimdi önemli olan, bu yetenekleri yeniden harekete geçirmek. Bunun yolu da güvensizlik yaratan aşırı düzenlemeler yerine, özellikle AB düzeyinde olmak üzere, güven ortamını yeniden inşa etmekten geçiyor.

TAYSAD Dergi: Brüksel'de görüşülen Otomotiv Paketi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hildegard Müller: Almanya, Brüksel'den duyurulan teknolojik açılımın yalnızca söz verilmekle kalmayıp pratikte de uygulanması için güçlü bir şekilde savunuculuk yapmalı. İlke şu olmalı: zorunluluklardan ve cezalardan uzaklaşıp piyasa temelli teşviklere yönelmek. Bir otomotiv ülkesi olarak mevcut tekliflerden hiç memnun olamayız. Lafta kalmak yerine somut eylem gerekiyor. Aynı anda koşullara ve yeni gerekliliklere bağlanan, sözde yüzde eksi 90'a düşürülecek CO₂ emisyonları herhangi bir rahatlama sağlamıyor ve hiçbir planlama kesinliği sunmuyor.

TAYSAD Dergi: VDA'nın tedarikçiler arasında yaptığı anketin sonuçları ne gösteriyor?

Hildegard Müller: Anket sonuçları Almanya'daki yatırım niyetlerinin zayıf olduğunu gösteriyor. Şirketlerin yüzde 72'si Almanya'daki planlı yatırımlarını ertelemeyi, taşımayı veya tamamen iptal etmeyi planlıyor. Detaylara bakarsak: yüzde 28'i yatırımları yurtdışına taşımayı, yüzde 19'u iptal etmeyi, yüzde 25'i ise ertelemeyi planlıyor.

Yatırım kalıpları coğrafi bir kaymayı ortaya koyuyor: Şirketlerin üçte biri AB'deki yatırımlarını azaltmayı planlarken, bu oran ABD için yalnızca yüzde 3, Çin için yalnızca yüzde 5. Öte yandan yüzde 18'i AB'deki yatırımlarını genişletmeyi planlarken, Çin için bu oran yüzde 22, ABD için yüzde 28.

TAYSAD Dergi: İstihdam üzerindeki etkiler ne durumda?

Hildegard Müller: Bu durum bir kez daha Almanya ve Avrupa'nın sanayi lokasyonları olarak baskı altında olduğunun altını çiziyor. Bunun istihdama da etkisi var. Geçen yıl, 2025'te, ankete katılan şirketlerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) Almanya'daki işgücünü azalttı. Bunların yüzde 87'si için Almanya'nın bir sanayi lokasyonu olarak rekabetçilik eksikliği büyük veya çok büyük bir rol oynadı.

Güncel bir bakış da yaşanan kaymaları ortaya koyuyor: Şirketlerin yaklaşık yarısı (yüzde 49) şu anda Almanya'daki işgücünü azaltıyor. Yüzde 46'sı için çalışan sayısı sabit kalırken, yalnızca yüzde 5'i işgücünü artırıyor.

TAYSAD Dergi: Yani istihdam kaybı yurtdışında istihdam artışına mı dönüşüyor?

Hildegard Müller: Anket sonuçları, Almanya'daki zorlu durumun işlerin yurtdışına taşınmasına yol açtığını açıkça gösteriyor. Almanya'da iş kesen şirketlerin neredeyse yarısı (yüzde 49) aynı anda yurtdışında istihdam yaratıyor. Almanya'da iş kesen şirketlerin yüzde 38'i yurtdışındaki istihdam seviyelerini sabit tutuyor. Almanya'da iş kesen şirketlerin yalnızca yüzde 13'ü yurtdışında da kesinti yapıyor.

Bu aynı zamanda şu anlama geliyor: Ankete katılan şirketlerin yalnızca yüzde 6'sı hem Almanya'da hem de yurtdışında istihdamı azaltıyor. Ancak ankete katılan her dört şirketten biri (yüzde 24) Almanya'da personel azaltırken yurtdışında personel artırıyor. Ve yukarıda belirtildiği gibi, neredeyse yarısı Almanya'da istihdamı azaltırken, yalnızca yüzde 7'si yurtdışında da personel azaltıyor. Tek bir şirket bile yurtdışından Almanya'ya operasyon taşımıyor.

TAYSAD Dergi: Bu verileri nasıl özetlersiniz?

Hildegard Müller: Bu veriler bir kez daha gösteriyor ki: Bu bir sanayi krizi değil, Almanya'nın büyük bir lokasyon kriziyle karşı karşıya olduğu inkâr edilemez. Almanya ve Avrupa'daki koşullar hızla kötüleşiyor. Bu, şirketleri – özellikle küçük ve orta ölçekli otomotiv işletmelerini – baskı altına sokuyor.

Bu zamanlarda şirketler ne yazık ki ekonomik nedenlerle her gün Almanya ve Avrupa'ya karşı kararlar almak zorunda kalıyor. Açık olan şu: Yatırımların ve istihdamın göçü, ülkemizin refahı ile sosyal ve siyasi istikrarı için sonuçsuz kalmayacak. Bu farkındalık acı verici – ki bu da doğru sonuçların çıkarılmasını daha da önemli kılıyor. Bu şu anlama geliyor: Büyüme yaratan her şey Brüksel ve Berlin'de en yüksek önceliğe sahip olmalı. Aynı zamanda izolasyonculuğun geri tepeceği de doğru. Almanya'yı bir iş lokasyonu olarak izole etmeye yönelik her girişim, ihracata yönelik Alman otomotiv endüstrisinin ve Almanya'daki çalışanların çıkarlarına zarar veriyor.

Not: VDA anketi 11-25 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olup 124 şirket katılmıştır.

 

Editör Notu – TAYSAD Perspektifi

VDA Başkanı Müller'in açıklamaları, Avrupa otomotiv endüstrisinin yaşadığı derin yapısal dönüşümü bir kez daha gözler önüne seriyor. Almanya'da yatırımların ve istihdamın yurtdışına kayması, Avrupa tedarik zincirlerinde ciddi bir yeniden yapılanma sürecinin başladığına işaret ediyor.

Bu tablo, Türk otomotiv tedarik sanayi için hem bir uyarı hem de bir fırsat niteliği taşıyor. Türkiye, AB'nin dördüncü büyük otomotiv tedarikçisi konumuyla, Gümrük Birliği avantajıyla ve Avrupa'ya coğrafi yakınlığıyla bu dönüşümde stratejik bir rol üstlenebilir. Avrupa OEM'lerinin "yakın tedarik" (nearshoring) arayışı, Türk tedarikçilerin rekabetçi maliyet yapısı ve yüksek üretim kalitesiyle örtüştüğünde, sektörümüz için önemli büyüme fırsatları doğuyor.

Ancak bu fırsatı değerlendirmek için Türk tedarikçilerin teknolojik dönüşüme yatırım yapmaya, sürdürülebilirlik standartlarını yükseltmeye ve AB düzenlemelerine uyum kapasitelerini güçlendirmeye devam etmesi kritik önem taşıyor. TAYSAD olarak, üyelerimizin bu süreçte en doğru adımları atabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz

Teknolojiyle birlikte insan odaklı dönüşüm
25.08.2026
Alternate Text
Otomotiv sanayinde bütüncül dijital dönüşüm
24.08.2026
Alternate Text
Veriyi karara, kararı değere dönüştürmek
24.08.2026
Alternate Text
RTC'nin dijital dönüşüm yolculuğu: Yapay zekâ çağında dijital dönüşüm: Teknolojiden stratejik değer yaratmaya
24.08.2026
Alternate Text
Veriyi toplamak yetmiyor: Üretimde yeni eşik sürekli iyileştirme
24.08.2026
Alternate Text
Özler Plastik'te beş işletme tek dijital omurgada buluştu
24.08.2026
Alternate Text
Tahminden ölçüme, ölçümden büyük veriye: Endüstrinin dijital sınavı
24.08.2026
Alternate Text
Bitmeyen bir yolculuk: Dijital mükemmellik
24.08.2026
Alternate Text
Hazır paketlerin ötesinde: Kendi dijital ekosistemini geliştiren bir fabrika
24.08.2026
Alternate Text
2030 hedefi: tüm fabrikalar akıllı dijital fabrikaya dönüşecek
24.08.2026
Alternate Text
Kros Otomotiv'de hedef: Sapmayı oluştuğu anda görünür kılmak
24.08.2026
Alternate Text
Kormas'ta dijitalleşme: Sekiz farklı imalat süreci tek dijital yapıda
24.08.2026
Alternate Text
Metal kaplama proseslerinde dijital gelişim
23.08.2026
Alternate Text
Veri artık raporlama değil, üretimin bir parçası
23.08.2026
Alternate Text
Geleceğin fabrikası, bugünün kararlarıyla kurulur
23.08.2026
Alternate Text
Hazır sistem yetmeyince kendi yazılımını yaratan fabrika
23.08.2026
Alternate Text
Dijitalleşmede asıl soru: Veri kararı buluyor mu?
23.08.2026
Alternate Text
Veriden yetkinliğe: Birinci Otomotiv’in dijital dönüşüm yolculuğu
22.08.2026
Alternate Text
Dijital dönüşümde rekabetin yeni anahtarı: Güven, veri ve sürdürülebilirlik
22.08.2026
Alternate Text
Alpplas'ta dijitalleşme ve sürdürülebilirlik aynı yol haritasında ilerliyor
22.08.2026
Alternate Text
Üretim artık sadece çalışmakla kalmıyor, kendisini sürekli geliştiriyor
22.08.2026
Alternate Text
Yapay zekâyı satın almak yetmez, kurum kültürünü dönüştürmek gerekir
22.08.2026
Alternate Text
Yapay zekâ çağında kazananlar: Teknolojiyi satın alanlar değil, soruyu doğru soranlar
22.08.2026
Alternate Text
Dijitalleşme bir teknoloji meselesi değil, bir inanç meselesi
22.08.2026
Alternate Text
Distribütörden mobilite sağlayıcısına: Sektör yeniden konumlanıyor
21.08.2026
Alternate Text
Üretimde lideriz, şimdi sıra yazılımda
21.08.2026
Alternate Text
Hukuk, teknoloji ve yönetişimin kesişiminde yeni bir kurumsal mimari
12.08.2026
Alternate Text
Dijitalleşmeden yapay zekâya: İş dünyasının kırk yıllık dönüşümüne tanıklık
10.08.2026
Alternate Text
E-Posta Olarak Gönder

Başarıyla Gönderildi
İşleminiz başarıyla gerçekleştirildi

Adınız Soyadınız
Haberi Göndermek İstediğiniz E-Posta Adresini Girin
Notunuz